

DİŞ TEDAVİLERİ
Diş Adası Polikliniği Kuşadası olarak, Öncelikle, hastalarımızın hayat kalitesini arttıracak tedavi ve hizmetlere ulaşabilmesi ve hasta menfaati,
kurum politikası olarak önceliklerimiz arasındadır...
Kuşadası Diş Adası Polikliniği olarak, başta,
İmplant, Estetik Diş Hekimliği, Protez, Periodontoloji, Endodonti, Ortodonti Dallarında
ve Tüm Diş Tedavisi, Acil Bakım Hizmetleri Konularında da
Yüksek Standartlarda Hizmet Vermekteyiz...

01
İmplant Tedavisi

İmplant Tedavisi;
Uyumsuz ve çapraşık dişlerin uyum ilişkilerini teşhis ve kontrol eden, bu durumu önlemeye çalışan ve tedavisini yapan diş hekimliği branşının uzmanlık dalıdır...
Alt çenenin önde ya da geride olması gibi bozukluklar hastanın yaşı göz önünde bulundurularak tedavi yöntemine karar verilir. Hasta ergenlik çağında ve alt-üst çene yapısının geride olması durumu mevcut ise ortodontik tekniklerle tedavisi mümkündür. Eğer hasta yetişkin ise, iskeletsek bozukların tedavisi ortodonti ve cerrahi işbirliği ile gerçekleştirilir. İşlevsel bozukluklara bağlı olarak, örneğin; ağız solunumu yapma gibi durumlarda çene uyumsuzluğu gözlemlenebilir. Ağız solunumu yapan bir kişide çenenin üst kısmı dar kalacağı için V formunda olacaktır.
Uzun süre biberon ve yalancı emzik kullanmış olma, parmak emme, tırnak yeme gibi yapılmaması gereken ve alışkanlık oluşturulmuş durumlar ortodontik bozukluklara sebebiyet verebilir. Bu alışkanlıklar mümkün olduğunca erken tedavi edilmiş olmalıdır.
Bu alışkanlıkların erken yaşta önlenecek olması, iskeletsel gelişimin tamamlanması açısından önem arz etmektedir.
Dilin yapı anlamında olması gerekenden büyük olması, çekilmiş diş boşluklarının mevcut olması gibi durumlar da
dişlerde aralanmaya neden olur. Dişlerin tutunduğu çene yapısı küçük ve dişler büyük ise; dişler çeneye sığmaz ve
çapraşıklık meydana gelir. Yaşanan erken ya da geç süt dişi kayıpları da çapraşık dişlerin oluşmasına neden olabilir.
Zamanından önce ağızdan düşen süt dişlerinin yerine, ağızda var olan daimi diş bu boşluğa kayar.
Oradan çıkması gereken dişler ise kendisine yer bulamayacağı için çapraşıklık meydana gelir...
Diş implantlarını, şekil olarak vidalara benzer genellikle titanyum veya titanyum bileşiklerinden hazırlanan yapay diş kökleri olarak düşünebilirsiniz. Diş implantları çene kemiğinize yerleştirildiğinde doğal kemiğinizle birleşirler.
Kron adı verilen bir veya daha fazla yapay dişi desteklemek için sağlam bir temel haline gelirler.
Bu tedavinin uygulanma amacı, eksik olan dişlerin yerine geçerek üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; İmplant Tedavisinde, Size en uygun Tedavi Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...
02
Kök Kanal Tedavisi


Kök Kanal Tedavisi - Endodonti
Tedavi edilmemiş derin çürükler nedeniyle hasar gören dokunun uzaklaştırılıp bakterilerden arındırılması ve boşalan kısmın dolgu malzemeleriyle doldurulup şekillendirilmesi işlemine ‘kanal tedavisi’ denir. Dişin merkezindeki ipliksi dokunun, halk arasındaki ismiyle diş sinirinin çıkarılması yöntemidir. Çürük nedeniyle zarar gören diş, kanal tedavisi sonrası normal fonksiyonunu yeniden kazanır.
Hastaların en tedirgin oldukları konu ise tedavi süresince ağrı duyup duymayacaklarıdır. Bu tedavi yöntemi hastalara ne kadar ürkütücü gelse de basit bir dolgudan farklı değildir. Tedavi, hastanın dişi uyuşturularak gerçekleşir. Bu nedenle ağrılı bir işlem değildir. Günümüzde uygulanan teknikler sayesinde hastanın tedavi sürecinde herhangi bir ağrı duyması söz konusu değildir.
Pulpa hasarının en önemli sebepleri şunlardır:
-
Çatlayan diş,
-
Derinleşen çürük,
-
Geçmişte veya yakın zamanda dişe yapılan darbeler nedeniyle dişte oluşan hasar.
Pulpa enfeksiyon kaptığında veya öldüğünde, tedavi edilmediği takdirde, dişin kökünde, çene kemiği içinde abse oluşturan
irin birikebilir. abse, dişi çevreleyen kemiği yok ederek ağrıya neden olabilir.
Kanal tedavisi, tahmin edildiği üzere zor bir süreçtir ve sabır gerektirir. Sürecin kusursuz ilerlemesi tedavinin her aşamasının büyük bir titizlikle uygulanmasına bağlıdır. Bu sürece gereken önem verilirse dişin uzun yıllar ağızda kalmaması için hiçbir neden yoktur.
Kanal tedavisi sırasında uygulanan lokal anestezinin etkisiyle hastada uyuşukluk hissi meydana gelir. Bu hissiyatsızlık sebebiyle kesici dişler yumuşak dokulara zarar verebileceğinden yemek yenmemelidir. Özellikle aşırı sıcak ve soğuk gıdalardan uzak durulmalıdır.
Tedavisi henüz tamamlanmamış dişinizle fındık, ceviz gibi sert kabuklu gıdalar asla tüketilmemelidir. Sert cisimlerin sağlıklı bir dişi dahi kolaylıkla kırabildiği düşünülürse hasarlı ve henüz tedavi sürecindeki dişinizi kırabilirsiniz.
Dişinizin geçici dolgusu tamamlanmış ve ağrınız bütünüyle geçmiş olsa dahi tedavi aksatılmamalıdır. Kalıcı dolgusu yapılmayan dişin birkaç ay sonra daha büyük sorunlar doğurarak karşınıza çıkabileceği unutulmamalıdır.
Kalıcı dolgu yapılana kadar çenenin diğer kısmını kullanmaya özen gösterilmelidir. Geçici dolgular sertleştiklerinde bile kolayca kırılabilir ve etrafındaki diş dokusuna zarar verebilirler.
Tedavi, duruma göre birden fazla seans gerektirecek çeşitli adımlardan oluşur. Bu adımlar şunlardır:
-
Önce, ön dişin arka tarafında veya azı ya da küçük azı dişlerinin kuronunda bir delik açılır.
-
Hastalıklı pulpa çıkarıldıktan sonra (pulpektomi) pulpa boşluğu ve kök kanalları temizlenir, genişletilir ve kanal dolgusu için şekillendirilir.
-
Birden fazla seansa ihtiyaç varsa, seanslar arasında dişi korumak için kuronda açılan deliğe geçici dolgu yapılır.
-
Daha sonra geçici dolgu çıkarılır ve pulpa boşluğu ve kanal kalıcı olarak doldurulur. Gutta percha (Güta Perka) adı verilen konik uçlu, kauçuk bir malzeme kanalların her birine sokulur ve genellikle simanla (yapışkanla) yerine yapıştırılır. Bazen, yapısal destek için kanalın içine metal veya plastik çubuk konulabilir.
-
Son adımda, doğal görünümünü ve şeklini eski hale getirmek için dişin üzerine kuron kaplanır. Diş kırılmış ise, kuronu yerleştirmeden önce dişi onarmak için post uygulaması gerekebilir.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Kanal Tedavisinde Size en uygun Tedaviyi ve Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...

03
Diş Eti Tedavisi

Diş Eti Tedavisi - Periodontoloji - Periodontitis
Aynı zamanda diş eti çekilmesi veya diş eti hastalığı olarak da adlandırılan Periodontitis, dişlerin çevresindeki yumuşak dokuya zarar veren ve eğer tedavi edilmezse bireyin dişlerini destekleyen kemiği yok edebilen ciddi bir diş eti enfeksiyonudur.
Diş eti çekilmesi (periodontitis) dişlerin gevşemesine veya diş kaybına neden olabilir.
Diş eti çekilmesi (periodontitis) yaygın olarak görülen, ancak büyük ölçüde önlenebilir bir durumdur. Genellikle ağız temizliği ve bakımının kötü yapılmasından kaynaklanır. Bireyin günde en az iki kez diş fırçalaması, günlük diş ipi kullanımı ve düzenli diş muayenesi yaptırması,
hem diş eti çekilmesi (periodontitis) gelişmesi ihtimalini düşürür hem de başarılı tedavi şansını büyük ölçüde artırabilir.
Bir çok vakada diş eti çekilmesi (periodontitis) gelişimi, temelinde bakterilerden meydana gelen yapışkan bir film olan plak oluşumu ile başlar. Bu plak tedavi edilmeden bırakılırsa, sonunda periodontite dönüşebilir.
Yiyeceklerdeki nişastalar ve şekerler normalde bireyin ağzında bulunan bakterilerle etkileşime girdiğinde dişlerde plak oluşur.
Dişleri günde iki kez fırçalamak ve günde bir kez diş ipi kullanmak plak oluşumunu giderebilir, ancak plak hızla yeniden oluşur.
Dişlerde kalan plak diş eti çizgisinin altında sertleşerek tartar, yani diş taşı haline gelebilir. Tartarın çıkarılması plaklara göre daha zordur ve bakteri ile doludur. Dişlerinizde ne kadar uzun süre plak ve tartar kalırsa, o kadar çok zarar verebilir. Diş taşını diş fırçalayarak ve diş ipi kullanarak temizlemek mümkün değildir. Çıkarmak için profesyonel bir diş temizliğine ihtiyaç duyulur.
Plak, diş eti hastalığının en hafif şekli olan diş eti iltihabına neden olabilir. Diş eti iltihabı, diş eti dokusunun diş tabanı etrafındaki kısmının tahriş olması ve iltihaplanmasına verilen isimdir. Diş eti iltihabı, profesyonel tedavi süreci sonunda ve evde iyi ağız bakımı ile tersine çevrilebilir. Devam eden diş eti iltihabı ise periodontite neden olabilir. Bu durum diş etleriniz ve dişlerinin arasında plak, tartar ve bakteri ile dolan cepler oluşmasına neden olur. Zamanla bu cepler derinleşir ve daha fazla bakteri ile dolar. Bu derinleşen enfeksiyonlar tedavi edilmezlerse, bu hem doku hem de kemik kaybına neden olur ve sonuçta bir veya daha fazla dişin kaybedilmesine neden olabilir. Sürekli devam eden kronik iltihaplanma ise bireyin bağışıklık sistemini zorlayabilir.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Diş Eti Tedavinizin Tüm Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...
04
Çocuk Diş Tedavisi


Çocuk Diş Tedavisi - Pedodonti;
Çocuk diş hekimliği olarak da bilinen pedodonti, doğumdan itibaren daimi dişlenme tamamlanana kadar geçen süreçte bebek, çocuk ve genç erişkinlerin ağız ve diş sağlığı ile ilgilenen diş hekimliğinin bir uzmanlık dalıdır.
Pedodonti’nin birinci amacı ortaya çıkmış problemleri tedavi etmekle birlikte, bu sorunların kaynağını bularak oluşmasını engelleyecek önlemleri almaktır. Bu amaçla uygulanan prosedürlere Koruyucu Diş Hekimliği denir. Koruyucu diş hekimliği beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, ağız ve diş temizliği konusunda eğitimlerin verilmesi, yerel flor ve fissür örtücü gibi dişlere uygulanabilen işlemler ve düzenli kontrolleri içerir.
Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler. Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler. Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.
Çocuklarda dişlenme dönemleri 3 ayrı dönemi kapsayacak şekilde incelenebilmektedir:
1) 0-6 yaş: Süt diş dizisi dönemi:
Süt dişleri değişken olabilmekle beraber ortalama 6 aydan sonra ilk olarak sıklıkla alt ön bölgede başlayarak sürmeye başlar ve yine değişebilmekle beraber yaklaşık olarak 3 yaşında tamamlanır. Bu dönemde toplam 20 adet (10 alt, 10 üst çenede olmak üzere) süt dişi dişi simetrik olarak yerleşir.
2) 6-12 yaş: Karışık dişlenme dönemi:
Aynı anda hem süt azı dişlerinin hem de kesici sürekli dişlerin ağızda görüldüğü yaş aralığıdır.
Zaman içerisinde süt azı dişleri yerlerini küçük azı dişlerine bırakarak sürekli dişlenme dönemine geçiş yaparlar.
3) 12 yaş ve sonrası: Sürekli dişlenme dönemi:
Bu dönem süt dişlerinin tamamen düştüğü ve artık sürekli dişlerin ağız içinde yerlerini aldığı ve dişler arası denge ve
kontaktların oluştuğu dönemdir.
Çocuğunuzun ilk dişlerine süt dişleri denir. Bu dişler çocuğun çiğnemesini sağladığı ve konuşmasını geliştirmesine yardımcı olduğu için çok önemlidir. Süt dişleri aynı zamanda altlarından gelecek daimi dişlerin yerlerini koruma görevi yapar. Süt dişlerinin sağlığının korunması ilerde ortodontik tedavilere gereksinim duyulmasını önler. En önemlisi de güzel ve sağlıklı bir gülümsemenin çocuğunuzun özgüveninin gelişmesinde rolüdür. Süt dişlerindeki problemlerin tedavi edilmemesi büyük sıkıntılar yol açabilmektedir.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Pedodonti, Çocuk Diş Tedavilerinde Tüm Süreci, Sizlerle Beraber Yürütüyoruz...

05


Ortodontik Tedavi
Ortodontik Tedavi;
Ortodonti; çene, diş ve yüz bozukluklarının teşhis, tedavi ve önlenmesi ile ilgilenen diş hekimliği branşıdır. Ortodontist; ortodontik bozukluklar ve tedavileri üzerine uzmanlık eğitimi almış diş hekimlerine denir. 5 yıllık Diş Hekimliği eğitiminden sonra en az 4 yıllık Ortodonti uzmanlık programına dahil olmuş kişiler ortodonti uzmanı olurlar. Ortodonti uzmanlığı uzun süreli bir eğitim ve pratik gerektirir.
Hastaların çoğu öncelikle diş çapraşıklığından ötürü estetik kaygısıyla ortodontiste başvururlar. Ancak diş çapraşıklıkları estetiğin yanı sıra pek çok probleme sebep olmaktadır. Malokluzyon dediğimiz kapanış bozuklukları sadece estetik problem olmayıp aynı zamanda çiğneme ve konuşma bozukluklarına da sebep olur. Ortodontik tedavide yaş sınırlaması yoktur.
Ortodontik tedavi dişlerin üzerine veya çene kemiğine uygulanan sabit ya da takıp çıkarılabilen çeşitli aparatlar yardımıyla yapılır. Bu aparatların hangi şekilde olacağı isteğe bağlı değil, tedavinin gereklerine göre belirlenir.Hareketli aygıtlar,,metal braketler,,lingual braketler ve şeffaf plaklar vakaya göre uygulanan tedavi yöntemleridir.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Ortodontik Tedavinizin Tüm Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...

06
Cerrahi İşlemler

20 Yaş Diş Çekimi...
Yirmilik diş, 20 yaş dişleri şeklinde de isimlendirilen ve en son çıkmakta olan yetişkin dişleridir. Çenenin arka bölümünde bulunan azı dişi olan bu tarz dişler, genellikle çene yapısına uyum sağlayamadığı için apse oluşumu, ağrı ve rahatsızlıklara neden olurlar. Bu yüzden de bu tarz dişlerin, diş ameliyatı ya da normal diş çekimi ile alınması gerekebilir. Bu dişlerin neden olduğu sorunların temelinde dişin çıkması için çenede yer olmayışı yatar. 20’lik dişler çenenin yapısını bozmanın yanı sıra şiddetli ağrılara ve sağlığın olumsuz bir şekilde etkilenmesine yol açar. Bu dişlerin çıkmasıyla birlikte diş hekimlerimizle görüşerek kontrolden geçmenizi tavsiye ederiz. Çünkü çene yapısına uygun olan dişlerin çekilmesine gerek yoktur. Ancak bazı durumlarda dişler çene yapısının uygun olmaması sebebiyle yanlış açıyla çıkar ve dişetine gömülü olur ya da dışarıdan bakıldığında görünmez.
Bazen gömülü olan 20’lik diş, kendini neden olduğu ağrı ile belli eder. Diş ve çene yapısının olumsuz etkenlere maruz kalmaması, apse ya da şişlik gibi problemlerin engellenmesi için düzenli olarak diş hekimlerimize muayene olmanızda fayda vardır. Düzenli olan diş muayenesiyle dişin çıkışı ve gelişimi izlenir. Olumsuz bir durumda dişler ve ağız zarar görmeden gerekli müdahale yapılır.
Gömülü Diş Çekimi / Komplikasyonlu Diş Çekimi...
Gelişimini sürdürememiş ve diş eti altında, kemik altında kalmış dişler gömülü diş olarak adlandırılır. Küçük azı dişler, köpek dişler ve 20’lik dişler diş eti ya da kemiklerin altında kalabilir, gömülü bir diş olabilirler. Ortodontik tedavi ile müdahale edilebilecek konumda olmayan gömülü dişlerin, çene cerrahları tarafından çekilmesi gerekebilmektedir. Bu yazımızda, gömülü diş tedavisi ile ilgili merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Gömülü dişlerin çekimi ve tedavisi konusuna gelmeden evvel, gömülü dişlerin çekilme aşamasına nasıl gelindiğinden söz etmek gerekiyor. 20 yaş dişleri olarak adlandırılan, ağızda konum olarak en sonda bulunan dişler, fırçalanması, dolayısı ile hijyeninin sağlanması en zor dişlerdendir. Çürümeleri kolay olan bu dişler, ağız kokusuna ve farklı hijyenik problemlere neden olabilir. Genel olarak aşağıdaki belirtiler, gömük diş için geçerlidir:
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Diş Eti Tedavinizin Tüm Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...


07
Diş Protezleri

Hassas Tutuculu Protezler...
Halk arasında ‘çıtçıtlı protezler’ olarak adlandırılan bu protezler ; çok sayıda diş eksikliğinin olduğu ve sabit protezlerle tedavinin mümkün olmadığı zamanlarda tercih edilen protezlerdir. Dişlerde hazırlanan yuvalara oturan gizli tutucular mevcuttur. Bu tutucular, kanca görünümü almadığından daha estetik bir görüntü sağlar. Bu tip protezlerin yapımı diğer protez aşamalarıyla aynıdır. Ölçü ,prova gibi aşamalar için 4-5 kez gelinmesi gerekir. Bu da ortalama 2 hafta gibi bir zaman dilimine yayılır. Hassas bağlantılı protezlerde takarken ve çıkarırken dikkat edilmesi gereken, dişlerde hazırlanan yuvalara oturan hassas parçalar mevcuttur. İlk yapıldığında çok sıkı olan protezler zamanla daha rahat takıp çıkarılırlar. Bu tip protezler metal kısımlara sahip olunmadığından ,alışması daha kolaydır. İlk başlarda yadırgansa da, belirli bir süre geçtikten sonra çoğu hasta kendi dişiymiş gibi bu protezleri rahatça kullanır. Hassas bağlantılı(çıtçıtlı) protezlerin temizliği de diğer protezlerle aynıdır. Hassas Bağlantılı (Çıtçıtlı) diş protezleriyle, ısırma, öğütme, kesme gibi fonksiyonlar rahatlıkla yapılır. Çünkü bu tip protezler hem mevcut dişlerden hem de yumuşak dokudan destek alınarak yapılmışlardır. Tutuculuklarında problem yaşanmaz. Takıp çıkarma işlemleri yavaş ve dikkatli şekilde yapılmalı, hassas bağlantı parçalarına zarar vermemeye özen gösterilmelidir. Protezin tam olarak oturduğundan emin olunmalı daha sonra çene kapatılmalıdır. Protez çeneyi kapatarak yerleştirilmeye çalışılmamalıdır, bu durumda hassas bağlantı kısımlarında hasarlar görülebilir. Hassas Bağlantılı (Çıtçıtlı) protezin hem gövde hem diş düşmesi durumda tamiri mümkündür. Kırığın durumuna göre 1- 2 gün gibi bir sürede tamir edilir. Hassas bağlantıların içerisindeki lastikler gevşerse değiştirilebilir fakat hassas bağlantı kısımları kırılırsa tamiri zordur.
Total Protezler...
Tamamen doku destekli protez uygulamalarına total protez denir. Bu tip protez, damak protezi olarak da bilinir. Total protezlerde, daha genç bir görünüm sağlamak için protez ile dudak ve yanak dolgunluğu sağlanabilir. Ayrıca tüm dişler estetik kurallara uygun olarak hizalanarak güzel bir gülümseme elde etmek mümkündür. Tam diş protezleri dokudaki destekleri nedeniyle hareketlidir.
Alt damak üst damaktan daha az hacme sahiptir ve alt çenede dil alt protezi üst protezden daha hareketli hale getirir. Hastaların genel şikayetleri; Üst damaklarım stabil, fakat alt damaklarım yemek yerken ve konuşurken hareket ediyor. Bu harekete bağlı olarak, konturlar sıklıkla meydana gelir. Çürük, travma, kemik rezorpisyonu nedeniyle tüm dişler kaybolduğunda, tam protezler dokudan alt ve üst çenelere destek ile çıkarılabilir protezlerdir. Total protezlerde, dudak ve yanak dolgunluğu bir protezle sağlanabilir ve yüzün daha genç bir görünümüne sahip olmak mümkündür. Tam diş protezleri dokudaki destekleri nedeniyle hareketlidir. Özellikle, alt damak alt damak alt damak, alt çene alt protez dil dil varlığı üst protez daha hareket yapar. Geçmişte, takma dişleri oluşturan yapay dişler porselen veya plastikten yapılmıştı, ancak daha modern takma dişler genellikle sert bir reçineden yapılmıştı. Takma diş yapmak için kullanılan malzemelerin doğal dişlerden daha kırılgan olduğu bilinmektedir ve düştüğünde veya başka türlü bakımı yapılmadığında kolayca yontulabilir veya çatlayabilir.
Bu malzeme aynı zamanda doğal dişlerden çok daha hızlı aşınır ve bu nedenle her beş yılda bir yeni bir takma diş seti ile değiştirilmelidir. Total protezler, diğer adıyla tam protezler, tüm doğal dişlerinizin yerine geçen protezlerdir. Üst veya alt sakız hattınıza takabilir. Emme veya oral bir yapıştırıcı yardımı ile yerinde tutulabilirsiniz. Tıpkı kısmi protezlerde olduğu gibi kolayca çıkarılabilirler.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Diş Eti Tedavinizin Tüm Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...

08
Diş Sıkma ve Gıcırdatma

Diş Sıkma ve Gıcırdatma Tedavisi,
Diş sıkma ve diş gıcırdatma problemini hepimiz zaman zaman yaşamışızdır. Stres ve günlük yaşamın gözardı edilen zorlukları karşısında, çoğunlukla gece uyurken veya çalışırken bilgisayar başında istemsiz bir şekilde dişlerimizi sıkarız. Diş sıkma alışkanlığı gece uykuda daha çok karşımıza çıkar ve kişi, çene eklemlerinde ve baş boyun bölgesinde ağrı olana kadar, bunu kendisi fark edemeyebilir.
Dişlerimizi sıkmanın ya da diş gıcırdatmanın belki de psikolojik olarak faydası olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat ağız diş çene sistemine, baş boyun bölgesine verdiği zararlar saymakla bitmiyor. Baş boyun ağrısı, sırt ağrısı, çene eklemlerinde, kulak önünde ağrı ve baş ağrıları diş sıkma veya gıcırdatmanın kişiye verdiği rahatsızlıkların başında geliyor. Migreni tetikleyen en önemli sebeplerden biri olarak biliniyor.
İleri vakalarda, diş sıkma veya gıcırdatma aktivitesinin fazla olduğu durumlarda, diş yüzeylerinde ciddi aşınmalar ve diş boylarında kısalmalar görülüyor. Diş boyları kısaldığında, kişi çenelerini daha fazla kapatır ve yaşlı bir yüz görünümü olur. Dişlerde oluşan aşınmalar sebebiyle dentin hassasiyeti başlar. Diş minelerinde çatlaklar ve kırıklar oluşabilir. Aşırı kuvvet geldiği için diş eti çekilmeleri ve hatta diş ile çene kemiği arasındaki bağların zarar görmesi sonucu dişlerde sallanmalar bile olabilir. Çene ekleminin zarar gördüğü durumlarda ise, çenelerde kilitlenme, ağız açıklığında azalma ve ağzı açarken ağrı olabilir. Bu tarz şikayetler olduğunda genelde ilk olarak, kulak burun boğaz doktorları ziyaret edilir. Bu bölümde yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, kulak burun boğaz ile ilgili bir problem olmadığı teşhis edilir ise hasta diş hekimine yönlendirilir. Fakat sizin yukarıda belirttiğimiz şekilde şikayetleriniz var ise, diş sıkma veya gıcırdatma hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka diş hekiminizi ziyaret etmelisiniz. Diş sıkma veya gıcırdatma hastalığı olarak literatürde “clenching & bruxism” olarak adlandırılmıştır ve tedavi edilmeleri gerekmektedir.
Diş Gıcırdatmanın Dişlere Verdiği Zararlar
-
Dişlerin çiğneyici yüzeyinde aşınmalar olur.
-
Diş minelerinde oluşan rahatsızlık diş boylarının kısalmasına sebep olur.
-
Dişlerde kamaşma olarak bilinen, soğuğa karşı hassasiyet belirir.
-
Ani diş sızlamaları gerçekleşir.
-
Diş ve dişi tutan kemik arasındaki bağlarda gevşemeler oluşarak diş sallanmaları ya da dökülmeleri görülür.
-
Dişlerde kırılma ve diş eti çekilmeleri ortaya çıkar.
-
Ağız yaraları, baş ağrısı, çene ağrısı şakak ve yanak bölgelerinde de kas ağrılarına neden olur.
-
Aynı zamanda alt çene eklemine(T.M.E) (T.M.J) fazla kuvvet gelmesine yol açarak eklem diskinde hasarlara yol açar. Bu durum ileride eklemden ağız açıp kaparken seslerin gelmesine daha sonraki aşamalarda ise çene kilitlenmelerine yol açar.
Bu belirtiler diş gıcırdatmasının başlangıcından itibaren görülmeyebilir daha ileriki zamanlarda kişinin karşılaşabileceği problemlerdir.
İşte Biz, Diş Adası Polikliniği ve Uzman Hekimleri olarak; Diş Sıkma ve Gıcırdatma Tedavinizin Tüm Sürecini, Beraber Yürütüyoruz...
İLETİŞİM & ULAŞIM
Diş Adası Özel Sağ. Hiz. Turz. Taş. Gıda. San ve Tic. Ltd. Şti
Adresimiz
Türkmen Mah. 50. Yıl Caddesi No : 27/1-2
Kuşadası / Aydın / Türkiye
Hafta İçi - Pazartesi – Cuma Arası 09:00 – 18:00
Hafta Sonu - Cumartesi 09:00 - 16:00 / Pazar : Kapalı...